devrimer34 Yorum yapılmamış

Hafriyat Kamyonları İçin Ceza

Hafriyat kamyonları için ceza; Çevre Hakkı, yaşam hakkı kapsamında, korunan bir çevre, bozulmaması gereken çevre dengesi, canlı tüm varlıklarla birlikte insan yaşamının devamlılığına hizmet etmektedir.

hafriyat kamyonları için ceza

Anayasa’nın m.17’de herkesin, hayata, parasal ve ruhani varlığını savunma ve geliştirme hakkına mevcut, m.56.’da herkesin, sıhhatli ve balanslı bir etrafta hayata hakkına mevcut, etrafı ilerletmek, etraf sağlığını savunmak ve etraf kirlenmesini önlemenin Devletin ve yurttaşların ödevi bulunduğu belirtilmiştir.
Yeniden 2872 sayılı Etraf Kanunu’nun 3m.1’de kanunun emeli, “bütün canlıların ortak zenginliği olan çevrenin, sürdürülebilir etraf ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri tarafında korunmasını sağlamak” olarak belirtilmiştir.

Yine sıhhatli bir etrafta hayata hakkının savunması emeliyle Kusurlar Yasası m.
41-43 de etrafı kirletme, hengâme yapma ve afiş asma kabahatleri açıkça düzenlenerek, çevrenin kirletilmesi idari yaptırımlara doğal tutulmuştur.
Aynı şekilde “kamu sağlığını ve etrafı koruma” prensibi Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde Kanun’un amaçlarından birisi olarak öngörülmüş, ayrı olarak “sağlıklı bir etrafta hayata hakkı” başta bu Kanunun 181 ilâ 184. maddeleri ile etrafı kirletme eylemi değişik suç ve kusur çeşitleri ile yaptırıma bağlanmıştır.

Kazı kamyonları için ceza huku; TCK ’da “Çevreye Karşı Suçlar” ayrı bir kısım altında düzenlenmiştir. Bu vaziyet korunan hukuksal kıymet istikametinden çevrenin kirletilmesini haksızlık değerine ulaştırmaktadır. Bu sayede “kamunun selametin e” ya da “kamunun sağlığına” karşı işlenen suçların aksine, kişilerinki bu şahıslar özel olarak gösterilmeden mevzubahis eylemlerden direk ya da endirekt zarar görmesi ya da tehlikeye girmeleri aranmadan, etrafa ve etrafı oluşturan doğa, nebat örtüsü, hayvan ve insanlara yönelik genel ya da somut tehlikelerin suç olarak tanımlanabilmektedir.
Kazı kamyonları için ceza huku, Ceza normu ve suç kuramı içinde “zaman”, suça uygulanacak zamanaşımı kaideleri, kanunun vakit itibariyle uygulanması, meşru müdafaa, iştirak, af ve şikâyet itibariyle büyük ehemmiyet taşımaktadır.

Bu çalışmada çevrenin savunması istikametinden uygulanan düzenlemelerde “zaman”ın uygulanma şekilleri değerlendirilerek, korunan adli menfaate olan idealliği tartışılmaya çalışılacaktır.
İlk kısımda çevrenin korunmasına ait mevzuatta tertip eden suçlar, vakit istikametinden araştırmaya çalışılacaktır. İkinci kısımda bu suçlar istikametinden bu suçlara yönelik zamanaşımı müddetleri değerlendirilecek, son olarak kısımda ise uygulanacak hukuk kurallarının belirlenmesi istikametinden saate ait malumat verilmeye çalışılacaktır.

ÇEVRE CEZA HUKUKUNDA SUÇLARIN HAREKET

  1. Asal Olmak suretiyle TASNİFİ Çevre değerinin, hayat hakkının bir parçası olduğundan kaynaklı, bu değere zarar verilmesi durumunda, toplumun hayat koşullarına yönelik ağır tehditlerin söz hususu olacağı gerçeği karşısında, “çevre” ceza hukuku manasında korunan bir adli kıymet durumuna gelmiştir.
  2. Çevrenin kirletilmesi ve korunmaması nedeni ile bütün toplumların ve ileriki nesillerin mağdur bulunduğu, etraf gibi bir üniversal değerin korunabilmesi için bu üniversal değere karşı uygulanan ihlallerin cezalandırılmasının doğru olacağına ait görüş çağımızda kabul görmektedir.
    5237 sayılı TCK ’da da korunan bu adli değerin önemine binan etrafa karşı suçlar, kanunun ikinci kitabının üçüncü kısmında “Çevreye Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde 4 değişik suç olarak ayrı bir biçimde düzenlenmiştir.
  3. Bu başlık haricinde kanunun m. 172’de “radyasyon yayma”, m. 174’de “tehlikeli maddelerin müsaadesiz olarak bulundurulması ya da el değiştirmesi”, m. 185’de “zehirli madde katma” ve m.
    193’de “zehirli madde imal ve ticareti suçları” ile çevrenin korunmasına yönelik farklı suçlara da yer verildiğini söylemek olasıdır.  Ancak bu çalışmada sadece “Çevreye Karşı Suçlar” başlığı altında bulunan suçlar istikametinden araştırma yapılacaktır.
  4. TCK m. 181/1’de tertip eden çevrenin kasten kirletilmesi suçunda alakalı Kanunlarla tespit edilen yöntem usullere marjinal olarak ve etrafa zarar verecek şekilde, atık ya da artıkları toprağa, suya ya da havaya kasten vermek suç olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, atık ve artıkları müsaadesiz olarak ülkeye sokma fiili suç olarak kabul edilmiştir. TCK md. 182’de ise çevrenin taksirle kirletilmesi durumu düzenlenmiştir. Maddeye göre etrafa zarar verecek şekilde, atık ya da artıkların toprağa,suya ya da havaya verilmesine taksirle sebep olmak suçtur.
  5. TCK m. 183’de alakalı kanunlara marjinal olarak farklı bir kimsenin sıhhatine zarar vermeye elverişli bir şekilde gürültüye yol açma fiili ve m.
    184’de yapı ruhsatı alınmadan ya da ruhsata marjinal olarak bina yapma ya da yaptırma fiilleri suç olarak düzenlenmiştir.Suçun işlendiği saate ait meselelerin, suçun işlenmesi ile suçun tamamlanması anlarının birbirinden değişik olması nedeni ile faile uygulanacak kaidelerin hangi anda yürürlükte olan kaideleri olduğunun belirlenmesinden kaynaklandığını söylemek olasıdır. Suçun işlendiği “zaman” suç tiplerine göre değişiklikler göstermiştir.
  6. Suçun işlendiği dönemin, failin davranışına ve bu davranışın sonucuna göre fark yaparak belirleme edildiğinde ilk evvel neticeli-neticesiz suç ayrımını meydana çıkarmıştır.
  7. Adli manada sonuç, failin hareketi hasebiyle dış dünyada gerçekleşen değişikliktir.
  8. Ceza hukuku, bir hareketten doğan ve bu harekete nedensellik bağı ile bağımlı olan her sonuç ile değil, sadece kanunda yapılması yasaklanmış olan sonuç ile ilgilenmektedir.
    Suç genel teorisinde suçların hareket ve sonuç asal olmak suretiyle tasnife tutulmasında suçlar, ani suçlar, kesintisiz suçlar ve itiyadi suçlar olarak üç ayrı takımda incelenmektedir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir